Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimleri Fakültesi Dergisi, vol.14, no.4, pp.94-107, 2016 (Peer-Reviewed Journal)
In this study, it is problematizing how people are normalized (standardized) in organizations and all the organized structures through mental management and how they become the object of operation. In the study, it is taken as a goal to look at the “personorganization” relation from a deeper perspective by deciphering the power network of organizations and how its mechanisms are operated. In the study, the normalization process of an individual – in other words how the individual is turned into a standard human being by losing his/her entire subjectivity within the organization structures that we code as “normalization stations” – is analyzed from a different perspective. The main tool which is used in normalization process is manipulation; and the assumption arguing that manipulation has sometimes intermediary and sometimes regulatory functions within this process is tried to be analyzed. The study tries to approach how the “bio-power” is established on the body through the discourse ingenuity along with the reforming, manipulating, transforming and normalizing policies of the management in the person-organization relation. It is claimed that the organizational structures as normalization stations transform human being into only an administrative apparatus by detracting the person from his/her authentic nature. It is determined that organizational structures function as “normalization stations” within the normalization process which causes the loss of entire naturalness or pastorality of human being by means of regeneration of discourse in ignoring the characteristic of being human through “mental management” and manipulation techniques.
Bu çalışmada, insanların örgütlerde ve tüm örgütlü yapılarda zihin menajerliği yoluyla nasıl normalleştirildikleri (standartlaştırıldıkları) ve operasyon nesnesi haline getirildikleri konusu sorunsallaştırılmaktır. Çalışmada örgütlerin bir iktidar ağı ve onun mekanizmalarının nasıl işletildiği deşifre edilerek, “insan-örgüt” ilişkisini derin bir perspektiften görmek amaçlanmaktadır. Çalışmada “normalleştirme istasyonları” olarak kodladığımız örgütsel yapılar içinde bireyin tüm öznelliğini kaybederek standart bir insana dönüştürülmesi, diğer bir ifadeyle normalleştirilmesi süreci farklı bir perspektiften analiz edilmeye çalışılmaktadır. Normalleştirme sürecinde kullanılan temel araç manipülasyondur ve bu süreçte manipülasyonun bazen aracı, bazen düzenleyici işlev gördüğü varsayımı analize tabi tutulmaktadır. İnsan-örgüt ilişkisinde yönetimin özneyi yeniden kurma, manipüle etme, dönüştürme ve normalleştirme politikaları ile birlikte söylem marifetiyle beden üzerinde “biyo-iktidar”ın nasıl kurulduğu ele alınmaya çalışılmaktadır. Normalleştirme istasyonları olan örgütsel yapıların insanı otantik doğasından kopararak, yalnızca yönetsel bir aparata dönüştürdüğü iddia edilmektedir. “Zihin menajerliği” ve manipülasyon teknikleri ile insanın insan olma vasfının göz ardı edilmesinde söylemin yeniden üretilmesi suretiyle insanın tüm doğallığının veya pastoralliğinin kaybına neden olan normalleştirilme sürecinde örgütsel yapıların birer “normalleştirme istasyonları” olarak işlev gördükleri tespiti yapılmaktadır.