AZERBAYCAN EKONOMİSİNDE BAĞIMSIZLIK SONRASI DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM


Bağirzadə E.

in: Azerbaycan, Halil Bal,Vügar İmanbeyli, Editor, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, pp.166-193, 2025

  • Nəşrin Növü: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Nəşr tarixi: 2025
  • Nəşriyyat: Atatürk Araştırma Merkezi
  • Çap olunduğu şəhər: Ankara
  • Səhifə sayı: pp.166-193
  • Redaktorlar: Halil Bal,Vügar İmanbeyli, Editor
  • Adres: Bəli

Qısa məlumat

Bu bölümde, 1991 yılı sonrası bağımsızlık döneminde Azerbaycan ekonomisinde yaşanan değişim ve dönüşüm süreçleri ele alınmaktadır. Vakti zamanında Rusyalı bir politikacı sosyalizmden kapitalizme dönüşüm sürecinin zorluğuna vurgu yaparak şu sözleri sarf etmişti: “Kapitalizmden sosyalizme geçiş tüm yumurtaları kırarak omlet yapabilmek ise, sosyalizmden kapitalizme geçiş omletten yumurta yapabilmektir.” Gerçekten de, Azerbaycan’ın da bu dönüşüm süreci hiç kolay olmamış, dönüşümün doğurduğu zorluklarla birlikte, bol hidrokarbon kaynaklarının getirdiği hızlı zenginleşme ve ekonomik kırılganlık sorunlarıyla da karşı karşıya kalmıştır.

Burada ilk olarak, Azerbaycan’ın bağımsızlık öncesi ekonomi tarihine ana hatlarıyla yer verilmekte, sonra bağımsızlık döneminde ekonomik değişim ve dönüşüm sürecinin makroekonomik ve sektörel analizleri yapılmakta ve sonda çalışma, Azerbaycan ekonomisinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerle tamamlanmaktadır.

Azerbaycan’ın, son 200 yıllık ekonomi tarihi, 1918-1920 yıllar arası Azerbaycan Halk Cumhuriyeti dönemi ve 1991 sonrası bağımsızlık dönemi dışında genelde sömürge ekonomisi tarihi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu yüzden, ülkenin bugünkü ekonomik yapısının şekillenmesinde sömürge ekonomisi döneminin büyük ölçüde payı vardır. Nitekim, mevcut ekonomide petrol sektörünün ağırlıklı paya sahip olması, tarım ve sanayi sektörlerinin yapısı, dış ekonomik ilişkilerin kapsamı ve coğrafyası ve ekonominin fiziksel ve kurumsal altyapısı önemli ölçüde sömürge ekonomisi geçmişinin mirasını taşımaktadır.

1991 yılında bağımsızlığını elde ettikten sonra Azerbaycan ekonomisi sosyalist ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş yolunda önemli mesafe kat etmiştir. Toprak reformu tamamlanmış, özelleştirme önemli ölçüde gerçekleştirilmiş ve ekonominin birçok temel parametrelerinin oluşumunda özel sektörün rolü belirleyici düzeye yükselmiştir. Fakat, bu dönemde hızla gelişen petrol sektörü ekonomideki ağırlığını iyice artırmış ve GSYİH, ihracat, yabancı sermaye girişi, kamu bütçesi, enflasyon, döviz kuru gibi birçok ekonomik parametrelerin gelişiminde belirleyici faktör haline gelmiştir. Bu durum ise, ülkenin ekonomik istikrarının önemli ölçüde petrol fiyatları veya petrol gelirlerine bağımlı olması anlamına gelmektedir.

Ekonomide petrol sektörünün hızlı yükselişi özellikle 2003 sonrası 10 yıllık dönemde ülkede eşine çok az rastlanır şekilde bir refah artışına neden olmuştur. Yoksulluğun azaldığı ve kişi başı gelirin büyük hızla yükseldiği bu dönem bir nevi ekonominin “altın çağ”ı olarak değerlendirilebilir. Fakat, 2014 yılından başlayarak petrol fiyatlarının büyük bir hızla düşmesi ve bu düşüşün ülkenin petrol üretimindeki azalmayla da birleşmesi sonucu, düşük büyüme ve ekonomik istikrarsızlık dönemine girilmiştir. Hükûmet tarafından ekonomide petrol sonrası dönem olarak ilan edilen bu dönemde petrol dışı sektörün geliştirilmesi yönünde birçok stratejik yol haritaları hazırlanmış ve politika önlemleri alınmıştır. Alınan önlemler sonucu son yıllar petrol dışı sektörde büyüme hızı artmış olsa da, hala petrol sektörünün ekonomideki ağırlığı belirleyici düzeyde kalmaktadır. Petrol sektörünün devam eden üstünlüğü ise, ekonominin rekabet gücü, kapsayıcılık ve esneklik gibi birçok parametrelerini olumsuz etkilemekle onun sürdürülebilirlik potansiyelini düşürmektedir.